Gazze Mektebi

e-Posta Yazdır PDF

Kendilerine gönderilen peygamberleri bile yalanlayan, diri diri parçalara ayırarak öldüren lanetli bir kavim hayal dünyalarını gerçekleştirebilmek için “kardeşlerimizi” acımasızca şehid etmektedir. Kimdir bu Siyonist Yahudiler? Haklarındaki yüzlerce birleşmiş milletler kararını yok sayan, hiçbir uluslararası sözleşmeyi tanımayan, kendi bildiğinden başka bir şeye kulak asmayan ve tarih boyunca verdiği hiçbir sözü tutmayan bu mel’un kavim iyi tanınmalıdır.
Bir insan yolda yürürken bir arabanın çarptığı bir zavallı hayvanı görse içi sızlar. Nihayetinde insandır ve Allah ona merhamet dediğimiz acıma duygusunu vermiştir. Şimdi kundaktaki bebeklerin üzerine bomba yağdıran bir zihniyet insan mıdır?
Yakıp yıktığı, bombaladığı binaların
üzerinden buldozerlerle geçip sivil, zavallı,
savunmasız insanları şehid eden
bu mahlûk sürüsü insan mıdır? Çaresiz,
savunmasız zavallı bir çocuk…
Mel’unların silahlarından korktuğu için
babasının arkasına saklanıyor ve
biraz sonra o çocuk sessizce oraya yığılıyor.
Kolları bacakları daha çocuk
yaşta kopmuş binlerce masum
çocuk… Binlerce yetim, tek başına
kalmış zavallı çocuk… Bu ne acıdır ya
Rabbi!
Bu acı Osmanlı devletinin Filistin’den
çekilmesinden bu tarafa devam
ediyor. Çanakkale’yi geçemeyen İngilizlerin
zayıf gördükleri Filistin cephesine
saldırması ve Osmanlı ordusunun
çekilmesiyle terk etmek zorunda kaldığımız
Filistin o tarihten bu güne
zulme, işkenceye ve hatta bir soykırıma
uğramaktadır.
Almanya’dan, Polonya’dan, Rusya’dan
ve dünyanın değişik yerlerinden
gelen Siyonist Yahudi
mel’unlarının yerlerinden yurtlarından
ettikleri Filistinli kardeşlerimize yaptıkları
bu zulüm artık tahammül edilemez boyutlara
ulaştı. Onlar tarih boyunca dünyayı karıştırdıkları
gibi bu günde karıştırıyorlar. Dünyanın bir numaralı
meselesi hiç şüphesiz bu Siyonist terör devletidir.
Nerde bir savaş, nerde bir insanlık suçu,
nerde bir yalan, nerde bir utanmazlık, nerde bir
sahtekârlık varsa mutlaka onun altında bu Siyonist
terörün mikropları vardır. Mesela şöyle bir düşünün
bakalım: Gazze bombalanırken neden Irak’tan hiç
ölüm haberi gelmedi? Neden Gazze’de bombalama
susunca hemen Irak’tan ölüm haberleri gelmeye
başladı? Bir soru daha: Gazze
bombalanırken güneydoğu bölgemizden hiç şehid
haberi gelmedi dikkatinizi çekti mi?
Bu terörist devlet Filistin konusunda üç maymunları
oynayan dünyayı elinde kukla gibi oynatmaktadır.
Yaptıkları her türlü pisliği gizleyip Filistinli
kardeşlerimizi “terörist” göstermek için elinden geleni
yapmakta… Kendilerinin nasıl tescilli terörist
olduklarını belgelemeye Sabra ve Şatilla kamplarında
yaptıkları soykırım yetmez mi? İşte halkının
yüzde doksan beşinin Gazze’nin bombalanmasını
desteklemesi, en çok Filistinli öldüren liderin en çok
oy alması, Filistinlilerin üzerine atom bombası atmaktan
bahseden gözü dönmüş haydutların ülkesi
olması yetmez mi? Gush Emunim (İnananlar
Bloğu) katillerinin, açıkça ve de tereddüt etmeden,
amaçlarının, Yahudi Şeriatı’na göre yönetilen Talmudik
Yahudi Krallığı kurmak için, Filistin’de Yahudi
olmayanları imha etmek veya en azından sınır
dışı etmek olduğunu söylemeleri ve gidip camilere
haşa haşa “Muhammed domuzdur” yazarak kardeşlerimizi
tahrik etmeleri kendilerinin terörist olmalarına
yetmez mi?
Siz düşünün: Gazze’nin çevresini kuşatmaya
alıyorlar. İçeri hiçbir şeyi bırakmıyorlar. Öyle ya oradaki
insanlar ölsün. Kardeşlerimiz tünel kazıyorlar
ki içeri hayatiyet arz eden ihtiyaçlar sokulsun. Ama
bu terörist devlet bu tünellerin neden kazıldığını,
kuşatmayı, tecridi konuşmuyor ve her zamanki gibi
hem dövüyor hem ağlıyor.
CENNET GÜLÜ ÇOCUKLARIMIZ
Kolu kopmuş, bacağı kopmuş çocuklarımız.
Binlerce sakat bırakılan gençlerimiz. Binlerce cennet
gülü şehidiyle Gazze bir mekteptir. Siyonist
terör devletinin kurulmasından bu güne dersi cihad
olan bir mektep… Allah için yaşamanın ne demek
olduğunu, Kutsal için can vermenin nasıl bir hayat
tarzı olduğunu haykıran bir mektep… Dünyevî olan
her şeyini kaybettiği halde hiç umursamadan “bu
direniş Kudüs tamamen özgür olana kadar devam
edecek” diyen bir mektep…
Bu mektep bize dersimizi verdi: Elinde küçücük
taş ile yüreğindeki yangını söndürmeye çalışan
çocuk o taşı taş kesilen kalplerimize vurdu.
İçimizdeki İsrailleşen dünyevileşme canavarına
vurdu. Çarptı yüzümüze samimiyetsizliğimizi. Haykırdı:
İlk kıblenizden ben sorumluysam siz sorumlu
değil misiniz?
Gazzeli anne ve babalar çocuğum iyi bir
yerde iş bulsun, iyi bir geleceği olsun diye yetiştirmiyor
çocuğunu… Kudüs sevdasını atıyorlar o minicik
yüreklere… Allah’tan başka hiçbir şeyden
korkmamayı öğütlüyorlar. Yerin üstünün değil altının
yani ahretin kazanılması gerektiğini öğretiyorlar.
Korka korka onursuzca yaşamaktansa şerefli
ölümün, üstün ve Allah katında değerli olduğunu
öğretiyorlar. Bir şey olunması gerekiyorsa olunacak
en iyi şeyin “şehadet- şehid” olduğunu öğretiyorlar.
Dünyanın geçici süsleri, zevki sefasının bir
hiç olduğunu öyle öğretmişler ki yıkılan binaların
başında çocuk yaşta sahipsiz kalan yavruların metaneti
insanın tüylerini diken diken ediyor. Ağızlarında
“Hasbunallah, Allahu ekber” sözleri var.
Türkiye’den arayan insanları kendilerinin teselli etmeleri
ne kadar manidardır.
Yardım kuruluşlarında ki görevlilerin “kesinlikle
şahsi yardım kabul etmiyorlar, mutlaka devlet
otoritesi tarafından yardımların dağıtılmasını istiyorlar,
belki olur ki benden daha ihtiyaçlı kardeşlerimiz
vardır, diyerek yardımı reddediyorlar”
demeleri bu Gazze insanlarının nasıl yüce ahlaki
erdeme sahip olduklarını bize gösteriyor. Bu insanlar
inşaallah eninde sonunda kazanacaklardır.
Korkarım kaybedenler bizler olacağız.
Filistin ümmetindir. Ümmetin namusudur.
Kudüs-ü Şerif bize emanettir. Filistin halkı biziz.
İşte Çanakkale’de beraber yatıyor dedelerimiz. Yazımızın
başında söylediğimiz Çanakkale’yi geçemeyen
İngilizlerin Filistin cephesinden Osmanlıya
saldırıya geçtiği iyi anlaşılmalıdır. Filistin evimizdir.
Orada şehid edilen her can bizim kendi canımızdır.
Onun için lütfen Filistine yardımlarımızı unutmayalım.
Yardım kuruluşlarında gönüllü olarak
çalışmaktan, kermes düzenlemekten vs. elimizden
ne geliyorsa kardeşlerimize yardımcı olalım.
İnsanın gücünü unutmayalım. Boykot gücü
en etkili silahlardandır. Tüm bu yaşanan katliamdan
sonra, bile bile bu mel’unların malına para vermek
için İslam bağını boynumuzdan çıkarmış
olmamız gerekir. Verdiğimiz her kuruşun kurşuna
döndüğünü unutmayalım. Onların deterjanı iyi beyazlatıyormuş…
Peki, şehid kanının lekesini de temizler
mi?