Bir zamanların aranan manken ve dizi oyuncusu Yaşar Alptekin şimdilerde ise yeni çıkardığı “Namazla Yeniden Dirildim” adlı kitabının tanıtımı ile meşgul.
Yaşar Alptekin'e bambaşka bir dünyanın kapılarını aralayan kişinin ise Tekirdağ'da bir cami imamı olduğunu öğrenince hikâyesine kulak kabartıyoruz. Merhum
Sakıp Sabancı'nın cenazesinden sonra yeniden İslami bir hayat yaşamaya karar veren Alptekin, kendi üzerine düşen tebliğ vazifesini yapmak için canla
başla çalışmalara girişmiş. Galiba önceden dindar bir hayat yaşayan insanlarda bir katılaşma oluyor. Oysa Yaşar Alptekin son derece mütevazı yaşamı ile göz
dolduracak bir örnek olarak önümüzde canlı canlı durmaktadır. Nesil Yayınları standında tanıştığımız Yaşar Alptekin'e hayatındaki köklü değişimin nasıl olduğunu sorduk. Son derece sıcak bir havada geçen söyleşimiz sonunda bu ülkede kazanılması gereken nice Yaşar Alptekinlerin var olduğunun farkına bir kez daha vardık.
BULUT: '' Namazla Yeniden Dirildim'' adıyla
çıkardığınız kitabınızda geçirdiğiniz değişimi anlatmışsınız.
Rahmetli Sakıp Sabancı’nın cenazesi sırasında
ölüm denen hakikatin bir kez daha farkına vardığınızı
söylüyorsunuz. Tanınmış bir mankenken bu
şekilde tam ters bir istikamette bir dönüş yaşadınız.
Bize bu hikâyeyi anlatır mısınız?
ALPTEKİN: Önceki yaşamımı cahiliye devri olarak
adlandırıyorum. Bizim kuşağın bazı eksik kalmış
bir yanı bu belki de din ile aramızda doğru bir ilişki kurulamamış
ve dini bir yaşamı seçtiğimizde yıllarca aç
kalmış bir insan gibi bazı arayışların içine girdim. Rahmetli
Sakıp Sabancı ile herhangi bir tanışmışlığım yok.
Ama düşündüm ki bu kadar zenginliğin sahibi bir insan
şimdi önümüzde cansız bir şekilde yatmaktadır. Bu
benim için ibret verici bir sahne olmuştur. Karar verdim
ve kendime yakışır şekilde dindar bir hayat yaşamaya
başladım. Zaman zaman abarttığım da
olmuştur. Sakal bırakıp dervişane bir hayat bile yaşadım.
Türkiye'de pek çok dini gurubun içine girip çıktım.
Kendime bir yol haritası çizme ihtiyacı
hissediyordum. Zaman zaman Eyüp camiine, zaman
zaman da Hırka-ı Şerif camiine gittiğim oldu. Ben mutluluğu
yıllarca yanlış yerlerde aramışım. Oysa mutluluk
inandığı değerleri inandığı gibi yaşamaktaymış.
BULUT: Yeni hayatınızda öncekine oranla ne
gibi değişikliklere olduğunu bizimle paylaşır mısınız?
ALPTEKİN: Önceden tanınmış bir manken ve
oyuncu olduğum için insanlar sokakta görünce hayranlıkla
iltifatlar ediyor filan ama dikkatimi çeken bir
nokta var ki o zamanlar insanların selamı sadece dudaktan
idi oysa şimdi insanların daha sıcak ve kalpten
gelerek ''Selamun Aleyküm'' demeleri beni son
derece mutlu etmektedir. Şimdi gördüğünüz gibi insanlar
ile aramda o eski soğuk duvarlar yok kendimi
insanlara daha yakın hissediyorum. İnsanlar resim
çektirmek istiyor ben de herkesle aynı şekilde ilgileniyorum.
İyi bir insan olmak için elimden gelen bütün
gayreti gösterdiğime inanıyorum.
BULUT: Dindar bir hayata yaşamaya başladıktan
sonra kendinize yeni bir arkadaş çevresi kurduğunuzu
görüyoruz. Eski arkadaşlarınızla görüşüyor
musunuz?
ALPTEKİN: Bazı arkadaşlarımla ilişkilerim bu
günlerde de devam etmektedir. Makul olan her arkadaşım
benim için kazanılması gereken birer değerdir.
Hayatımın belli döneminde ilişki kurduğum o arkadaşlara
da tamamen yüz çevirmiş değilim. Yeni yeni
arkadaşlıklar kuruyorum. Üzerime bir sorumluluk yüklendiğini
düşündüğüm için herkesi kazanmaya çalışıyorum.
Ahlaki anlamda kötü olmayan her arkadaşım
benim için çok önemlidir.
BULUT: Dindar bir hayat yaşamak isteyen her
sanatçının karşı karşıya kaldığı bir takım sorunlar var
siz bu konuda neler söylemek istersiniz? Başka bir biçimde
söyleyecek olursak size karşı bir ''Mahalle Baskısı''
var mı?
ALPTEKİN: Olmaz olur mu? Bu baskı her
dönem olmuştur. Eskiden olduğu gibi dizi teklifleri almıyorum.
Reklam teklifleri kesildi. Sanki çok kötü bir
suç işlemişim gibi bir hava esmeye başladı. Oysa ben
asla pişman olmadım Allah bana bu güzellikleri nasip
etmiş ve ben bundan başka bir şey de istemiyorum.
BULUT: Sizin bu şekilde bir çıkış yapmanız bazı
çevrelerde reklam yapıyor şeklinde yorumlandı siz
neler söylemek istersiniz?
ALPTEKİN: Reklam yapacak olsaydım bu şekilde
bir reklam kampanyası yapmazdım. Siz hiç daha
az para kazandıran daha az şöhret sağlayan bir reklam
kampanyası gördünüz mü? Ben alnım açık başım
dik Allaha şükürler olsun ki reklama da ihtiyacım yok
yaptığım işin de zaten reklam açısından bana bir
avantajı olmuyor. O yüzden kalben müsterihim.
BULUT: Sanat adına bundan sonra ne gibi çalışmalar
yapmayı düşünüyorsunuz?
ALPTEKİN: Cemil Tokpınar ile birlikte bir takım
projelerimiz var. Ama sadece milli manevi değerlere
saygı çerçevesinde yapılacak çalışmalarda yer alacağım.
Kendime ve kendi değerlerime aykırı bulduğum
hiç bir çalışmanın içinde yer almayı düşünmüyorum.
BULUT: Kitap okuyor musunuz? Ya da son zamanlarda
hani kitapları okudunuz?
ALPTEKİN: Uzun bir zamandır dini kitaplar okuyup
kendimi yetiştirmeye çalışıyorum. Her çeşit dini
kitabı okuyorum. Özellikle Kur'an-ı Kerim okumaya çalışıyorum.
Arabamda her zaman bir Kur'an-ı Kerim bulunur.
Eskimiş kitaplar bana göre daha çok okunan
kitaplardır. Yeni kitaplar okunmayan kitaplardır. Arabamdaki
Kur'an-ı Kerim eskidi...
BULUT: Ramazanla aranız nasıl iftar davetleri
oluyor mu? Katılıyor musunuz bu davetlere?
ALPTEKİN: Beni çağıran dostlarımın davetlerine
katılıyorum. Ama kesinlikle bir prensip olarak şunu
söyleyebilirim ki ben asla zengin sofraların davetlisi olmamaya
özen gösteriyorum. Ben bunu politik bir yaklaşım
olarak değil tam bir Müslüman’ın olması
gerektiği gibi yaşamak için yapıyorum. Benim için
önemli olan yediğim yemeğin fiyatı değil insanların benimle
olan ilişkileridir.
BULUT: Son olarak gençlere neler söylemek istersiniz?
ALPTEKİN: Gençler namazı ihmal etmesinler.
Namazda bulduğum zevki başka hiç bir şeyde bulamadım
ben. Özellikle her namazdan önce abdest almayı
ihmal etmemek lazım. Bu dünya hayatı anlamlı
bir şeyler yaptıkça çok güzeldir. Anlamsız yere geçirdiğim
onca zamana şimdi yazıklayarak bakıyorum.
BULUT: Bize zaman ayırdığınız için teşekkür
ederim.
ALPTEKİN: Ben teşekkür ederim. İnşallah bir
gün Eskader'i de ziyarete geleceğim.
















