Kalbin Halleri

e-Posta Yazdır PDF

Abdullah (r.a), Allah elçisi
(s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğunu
rivayet ediyor:
“Kişi sevdiği ile beraberdir”.
Bu hadis-i şerif, Allah ve Resulü’nün
sevdiklerini sevmemiz
lazım geldiğini anlatmaktadır. Bu
hadis-i şerifte yakîn sahipleri için
bir mesaj, Allah’tan hakkıyla korkan
kullar için bir hidayet, ârifler
içinde bir nur vardır.
Bir kimse, Allah’la beraber
olma sırrının apaçık bir şekilde
ifade eden bu şerefli metin hakkında
düşününce, Allah’ı sevmeye,
O’nun sevdiklerini ve O’nu
sevenleri sevmeye devam eder.
Keza ârifler, Allah’ın kendilerinden
memnun ve hoşnut olduğu
kimselerdir. Ârifler kalpleri nur
saçan, vicdanları temiz, tüm gönüller
için birer dayanak olan şerefli
insanlardır.
Ey oğul!
Bil ki Allah Teâlâ, kitabında
emir ve yasaklarını, vaat ve tehditlerini,
teşvik ettiklerini ve sakındırdıklarını,
kaza ve kaderini,
hüküm ve nizamına dair bilgileri
beyan etmiştir. Yaratma hususundaki
dilemesini, örnekler vererek,
nimet ve ihsanlarını hatırlatarak,
lütuflarını göstererek, gücünün
nihayetsizliği ve Rab olmasının
büyüklüğünü izhar ederek bildirmiştir.
Nitekim bu meyanda Allah
şöyle buyurmuştur:
“Bunların hepsinde kalp sahipleri
için öğüt vardır.”
Yüce Allah, bu ayet-i kerime’de
bütün kullarına, kalp sahiplerinin
derecelerinin şerefini
haber vermiş; onların diğer insanlara
olan üstünlüğünü beyan
etmiştir.
Bazı müfessirler, zikredilen
ayetteki ‘kalp sahipleri’ ibaresinin
manâsı hakkında şöyle buyurmuşlardır:
“Yani kalp, Allah’ın kitabında
vaat, tehdit ve bunların haricindeki
konulara dair zikrettiği her
şeyi kabul eder.
Bazıları kalp için “Tüm durumlarda
her türlü dalâlet ve kötülüklere
mani olan akıldır”
demişlerdir.
Kalp için şunlar söylenmiştir:
“Şirk ve şüpheden beri kılan zekâdır”
demişlerdir.
“Tüm işlerde Melik ve Gâfur
olan Allah’a ulaşıncaya kadar akıl
bağlarını ortadan kaldıran yakîndir”
demişlerdir.
“Hakkı müşahede anında rubûbiyet
nişanının altında kendisiyle
birlikte tüm kulluk
vasıflarının yok olduğu sırdır” demişlerdir.
“Masivaya iltifat etmeksizin,
Hakk’la birlikte sır üzere olmaktır”
demişlerdir.
“Hakk’ın tekliği ile teklik âlemine
kavuşmak ve orada tek olmaktır”
demişlerdir.
Allah, irfân sahiplerine marifeti
bir nimet olarak verir ve onların
kalplerini marifet nuruyla
süsler. Müritlerin kalbini azamet ve
heybetle, rahmet ve ihsanla süsler.
Kâfirlerin kalbini ise kendinden
uzaklaştırma, inkâr, kovulma ve
mahrumiyetle mühürlemiştir.
KALBİN KISIMLARI
Üç çeşit kalp vardır:
• Dünyada arzu ve isteklerinin
peşinden koşan kalp.
• Ahrette, ilahî iyilikleri arzulayan
kalp.
• Sidre-i müntehâda Hakk’ın yakınlığını
kazanan ve Hakk’a münacat
eden kalp.
Yukarıda zihredilen kalplerin
ilki dünyaya, ikincisi ahrete, üçüncüsü
de Mevlâ’ya bağlıdır. Kalp,
Hakk’ın aşkı ile yanıktır. Kalp,
Hakk’ın rahmetine gark olmuştur.
Kalp, Hakk’ın sırlarının derinliklerindedir.
Kalp vardır; Hakk’ın lütuflarını
bekler. Kalp vardır; Hakk’ın rızasını
gözler. Kalp vardır; Hakk’a vuslatı
özler.
Kalp, pare pare Kalp yaralı…
Kalp, fırlatıp atılmış..
Kalb-i münîb, Âdem (a.s)’ın
kalbidir.
Kalb-i selim, İbrahim (a.s)’ın
kalbidir.
Kalb-i Münîr, en üstün olan
Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin
kalbidir.
Seyyid Ahmed er Rufai Hazretlerinden

 

 





En Çok Okunanlar