“Hızlıca
akıp giden hayatımızda neyi ihmal ettiğinizi veya neyi unuttuğunuzu hatırlayın?
Yarınlarımız için yani çocuklarımız ne yapıyorsunuz ? Lütfen 1 dakikanızı
ayırınız ve düşününüz ! İnsanlığa fıtratını ve kendini hatırlatma ödevimizin
neresindeyiz ?
*****
İnsanlık ailesi olarak
bizler ve geleceğimiz olan çocuklarımız bir ömür boyu, beşikten mezara kadar
talebeliğe, okumaya, öğrenmeye ve fedakarlığa niyet etmeli, hem öğrenmeli, hem
öğretmeliyiz. Bu gayretimiz kamil iman, doğru bilgi, samimi ibadet, güzel ahlak
ve salih amel yani iyi insan ve mutlu toplum olma yolunda hep devam etmelidir.
Ailemize ve özellikle çocuklarımıza her şeyden önce
öğretilmesi gereken şey, iman esasları ve bilhassa "tevhid"inancı
ve şuurudur. Tevhid; Allah'ın varlığı ve sıfatlarıyla tanıtılması, hiç bir
şekilde O'nun ortağı ve yardımcısıolmadığı, insanların O'nun hükümleri, emir ve
yasaklarıyla yönetilmesi gerektiği inancıdır.
Rasûlullah (s.a.s.)'ın kendi yakınlarından bir çocuk
konuşmaya başlar başlamaz çocuğa tevhîd'i öğrettiğini ve bu maksatla: "Çocuk
edinmeyen, mülkte ortağı olmayan, acizlikten ötürü bir yardımcısı da bulunmayan
Allah'a hamd olsun..." (el-İsra, 17/111) âyetini okuduğu
kaydedilmektedir.
Tevhidle birlikte, şirkin kötülüğü, batıllığı,şirke
düşmenin ne büyük bir zulüm ve cinayet olduğu da, öncelikle öğretilmesi
gereken bilgiler olmaktadır. Bu konuda Kur'ân'ın verdiği en güzel örnek Hz.
Lokman (a.s.)'dır. "Hani Lokman oğluna -ona öğüt verirken- şöyle demişti:
"-Oğulcuğum, Allah'a ortak koşma. Çünkü Şirk, büyük bir zulümdür. Yavrucuğum!
Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere
sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.” (Lokman, 31/13,17)
*****
Bir çok insan, evlâd sahibi olmayı toplum içerisinde bir
iftihar vesîlesi (el-Hadid, 57/20) olarak düşünmüş, Allah'ın anne-babaya
emaneti olan bu varlıklara İslâmî terbiye ve eğitimi vermediği için de, onları
kendilerine ve değerlere adeta düşman yapmıştır. Allah Teala, böyleleri için
buyurmaktadır: "...Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar
vardır, onlardan sakının " (et-Teğabun, 64/14). Gerçekte evlât,
insan için bir imtihan vasıtasıdır. "Mal ve çocuklar birer fitnedir
(imtihan vesilesidir.)"(el-Enfâl, 8/28).
Demek ki çocuğumuzu madden ve manen iyi yetiştirirsek
hayırlı bir evlad olur, İslami eğitim ve terbiyesini ihmal edersek hem bize hem
de topluma büyük bir sıkıntı olur. Bugün bu gerçeğin olumlu ve olumsuz
örneklerine hepimiz şahidiz, toplumumuzda.
Onlar ki: "-Ey Rabbimiz, bize zevcelerimizden ve
nesillerimizden gözlerimizin bebeği olacak (salih insanlar) ihsan et, bizi
takva sahiplerine rehber kıl derler" (el-Furkan, 25/74)"Ey
Rabbimiz, ikimizi de sana teslimiyette sabit kıl. Soyumuzdan da müslüman bir
ümmet yetiştir. "(el-Bakara, 2/128) "Müslüman nesil"
isteğini dile getiren İbrahim ve İsmail (a.s.) bize bu bakımdan birer
örnektirler.
Teslimiyet içindeki bir baba Allah Teâlâ'ya şu niyazda
bulunmaktadır: "Rabbim, beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle.
Duamı kabul buyur, Rabbimiz" (İbrahim, 14/40) Niçin namaz? Çünkü
dosdoğru kılınan bir namaz mümin kimsenin en önemli alameti ve özelliğidir.
En güzel ve en büyük miras; güzel terbiye ve güzel
ahlaktır. “Baba ve annenin evlâda bırakacağı en güzel mirâs, hiç şüphesiz
ki, onu en şekilde güzel terbiye etmesidir” (Tirmizî, Birr, 33).
*****
Bizler de “Ahlâkı Kur'ân olan Peygamberimiz (s.a.s.)”
gibi, küçüklerimize sevgi ile kucak açmalıyız. Tüm insanlara özellikle
de çocuklarımıza şefkat ve sevgiyle birlikte ilgi gösterme ve bilgi vermede
cömert olmalıyız.
Dini öğrenme, öğretme ve yaşama gayretimiz her zaman
olmalıdır. Ve en güzel öğretim ve eğitim metodu güzel bir örnek yaşantıve model
olma ile yapılan eğitim ve öğretimdir.
“Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu (ailenizi)
cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı insanlar ve taşlardır.” (Tahrim,6)
O halde, hep birlikte koşalım gözbebeğimiz çocuklarımıza!
“Geleceğe Güvenle Bakabilmek için” çocuklarımızı ihmal
etmeyelim.
NAMAZLA UYANIŞ
“O müminler ki, namazlarını sürekli kılarlar.” (Mearic, 23)
“Onlara (müminlere), yeryüzünde iktidar verirsek onlar
namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emreder ve kötülükten
nehyederler. Bütün işlerin sonu, Allah'a varır.” (Hacc, 41)
“Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlü’dür ve Allah’ın
emirlerine boyun eğerek namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren mü’minlerdir.” (Maide, 55)
“(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl.
Muhakkak ki, namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak
elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah Teala yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut, 45)
*****
“İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir
alışveriş ve dostluğun bulunmadığı(kıyamet) günü gelmeden önce kendilerine
rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan
harcasınlar.” (İbrahim, 31)
“Namaza başladığında, son namazını kılan biri gibi dikkatli
kıl. Yarın özür beyan etmek zorunda kalacağın sözü söyleme. İnsanların
ellerindeki imkanlardan ümidini tamamen kes (Kimseden bir şey umma.)” (Ahmet b. Hanbel)
*****
“Namaz
sancıma ilaç, yanık yerime merhem
Onsuz
ebedi hayat benim olsa istemem.” (N. Fazıl)
*****
“Namaz hiç bir müslümanın göz ardı edemeyeceği bir ibadet.
Namaz müslümanla
gayr-i müslümi bir birinden ayıran değer...
Namaz Rabbe teslimiyetin günde 5 kez en açık ifadesi...
Namaz kişiyi ahlaksızlıklardan koruyan kalkan...
Namaz, inancı ve ruhu yenileyen ibadet...
Gelin, namaz kılmayanlar namaza başlayın...
Gelin namaz kılanlar kıldığınız namazı yaşayın...
Namazla dirilin, namazla kendinize gelin...
Namazı gösteriş için değil, kurtuluş için kılın...
Hayye ales Salah...
Hayye alel Felah...”
*****
Muhammed b. Vâsi Hazretleri şöyle demiştir:
“Dünyada özellikle üç şeyi arzuluyorum:
Kaydığım, saptığım zaman beni doğrultacak bir kardeş,
Meşru ve helâl rızık,
Yanlışlarımıaffettiren ve fazileti bana yazılan cemaatla
kılınan bir namaz.”
Allah Resûlü, cemâate devâm husûsunda da ümmetine güzel
bir örnek teşkil etmiştir. Vefât ettiği gün dahî iki kişinin yardımıile
cemâate gelmiştir. (Buhârî, Ezân, 39)
Şâh-ı Nakşbend (k.s.), namazıhuzurla kılmak istiyorsanız
şu üç hususa dikkat edin buyurmuş:
Birincisi: Kazancınız mutlaka helâlinden olsun. Bir
lokma haram kırk gün ameli, duayı durdurur.
İkincisi; Allah’ın verdiği rızkı helal yemek, huzurla
yemek. Mühim olan kimin verdiğini bilerek yemektir. Şehvetle
arzuyla istekle değil; ibadet niyetiyle yemek. Yani vücûdum ibadet etsin
diyerek yemek.
Üçüncüsü; Güzelce alınmış abdest…Abdest alırken baştan
başlayıp ayağa gelene kadar her âza ile yaptığın günaha tevbe edeceksin.
Ondan sonra iftitah tekbirinde Allah hatırında olarak,
elimin dışıyla dünyayı geriye attımdiyerek Allah u Ekber dedin mi, ben
huzur bulacağım deme, huzur kendi gelir.
*****
Rabbimiz, iyilerin meclisinde bulunmayı, huzurla
yiyip huşûyla namaz kılmayı, aşk-ı İlâhi ile dolmayı nasib buyursun.
Rabbimiz!
Bizi ve çocuklarımızı- nesillerimizi dosdoğru namaz
kılanlardan eyle.
Namazdan aldığımız şuuru ve feyzi tüm hayatımıza yaymayı,
daima müslümanca düşünüp, müslümanca yaşamayı lütfeyle Allah’ım!
..........................................
[1]
- Al-i İmran, 3/200
[1]
- en- Nahl, 16/90
[1]
- el- Hadid, 57/23
[1]
- el- Bakara, 2/156
[1]
-el- Hıcr, 59/2
















