Editörden - Ekim

e-Posta Yazdır PDF


"Karınca, ağzına lokmayı almak için çalışır, uğraşır, yorulur en sonunda lokmayı ağzına alır... Fakat tam yutacağı anda, onu gözetleyen kuş, karıncayı yutuverir..." Ölüm, her an tepemizde bizi yutmak için, o kuş gibi bekliyor. Bizler ise çeşitli dünyalık meşgaleler içerisindeyiz. Ölüm bizi her an yakalayabilir. Hepimiz ölecek yaşta, ölecek zamandayız. Zaman; vakit kaybedilecek, boş durulacak, eğlenilecek, uyuyacak, gaflet içinde olunacak zaman değil. O yüzden; önce kendimiz, daha sonra ailemiz -çevremiz, müslümanlar ve tüm insanlığın iyiliği için seferber olmalıyız. Neler yapmalıyız? 

İtikadımızı yeniden gözden geçirip, gerekirse yeniden iman etmeliyiz. Bunun için sahih kaynaklara başvurmalıyız. Kendimize çeki düzen vermeliyiz. Helallere-haramlara, günahlara, faize, zinaya, dedikoduya, gıybete, yalana dikkat etmeliyiz. Aldığımız her nefese dikkat etmeliyiz. “Sufi, ibn’ul vakt” olmalıyız. Kendimiz için, Allah'ın razı olmayacağı hiç bir şeyi benimsememeliyiz. Düzelme işinde önce kendimizden başlamalıyız. "Kendisini düzeltmeyen, başkalarını düzeltemez." Eğer, yapmadığımız şeyleri söylemeye kalkarsak, şu ayetle karşı karşıya geliriz: "Ey iman edenler! Niçin yapmadığınız şeyleri yapınız dersiniz !" Öncelikle ailemizde örnek bir duruma gelmeliyiz. Aile içinde İslam’ın emirlerine ters gelecek hiçbir şey kalmasın. Ahlaksız televizyon programlarının zehir musluklarını kapatmadan bunu başaramayacağımızı aklımızdan çıkarmamalıyız. "Aile Saatleri" oluşturarak, ailemizin tüm fertleriyle, her akşam en az 15 dakika olmak kaydıyla, aile içi ders yapmalıyız. Her gün bir ayet-i kerime, bir hadis-i şerif öğrenirsek; senede 365 ayet-i kerime, 365 hadis-i şerif öğrenmiş oluruz. 

Haftalık arkadaşlarımızla, komşularımızla ev sohbetleri yapmalıyız.. (bayanlar ve erkekler ayrı ayrı olmak kaydıyla) Cemaatte rahmet olduğunu unutmamalıyız. Sohbetleri yaptıkça göreceğiz ki; Sırf Allah rızası için bir araya geldiğimizde, ne bereketler, ne hayırlar gelecek, rahmet yağmurları bizlerin günahlarını temizleyecek, tertemiz olacağız. "Ne mutlu sırf Allah için bir araya gelebilenlere." Aramızda selamı çoğaltmalıyız. Kendi görüşümüzden, tarikatimizden, cemaatimizden olmayanlara da selam vermeyi ihmal etmemeliyiz. Zaman düşmanlık ve kin zamanı değil, birlik zamanıdır. Bir araya gelmek için zemin hazırlamalıyız. 

Yaptığımız her hizmet, müslümanların birliği, dirliği ve kardeşliğine vesile olsun. 

Kendimiz rahat yerlerde olsak bile, dünyanın birçok yerinde müslümanların acı çektiğini, gözyaşı döktüğünü, islam kadınlarının tecavüze uğradığını unutmamalıyız. 

Her zaman olduğu gibi, şu an bile; çok olumsuz şartlarda İslam için çalışanların var olduğunu bilerek onlara; sabır, sebat ve zafer için dua etmeliyiz. Allah’a emanet olunuz…