Kalpler virane olunca bedenler çöl oldu. Aileler perişan, sokaklar
perişan, toplum can çekişiyor. Mânâ ikliminden koparılan insanlık
çıkmazın girdabında debelenip duruyor. İnsanlık Maddenin çukurunda
labirentler içerisinde günden güne kendini kaybediyor.
Merhamet abidesi olan anne ve babalar kendi öz evlatlarına
acımasızca, gözü dönmüşce kıyıyor. Evlatlar anne ve babalarını
öldürüyor. Aileler yok oluyor. Toplumun manevi dinamikleri yok oluyor.
Çaresizce insanlık ve insan ölüyor. Savaşta bile ibadet esnasında
dokunulmayan insanlar kendi öz kardeşleri tarafından öldürülüyor.
İnsanlık feryat ediyor. Kurtarıcısını arıyor. Cahiliye devrindeki gibi
“La ilahe illallah Muhammed’un resulullah” a çağıracak, kurtuluşun
adresini gösterecek bir ses bekliyor âlem. Ama gelin görün ki insanlık
bu sesi haykıracak kutlu tebliğcilerini göremiyor. Yani insanlık bize
muhtaç, bizde İslam’a muhtacız.
Olmuyor olamıyor. Bir türlü reçeteyi sunamıyoruz. Elimizde
Kur’an-ı Kerim ve sünnet gibi iki kurtuluş hazinesi varken ne kendimiz
huzura erebiliyoruz ne de başkalarına çare suna biliyoruz. Hâlbuki
asr-ı saadet nesli bu kaynaklarla beslenmemiş miydi? Bizim neyimiz,
nelerimiz noksan ki bir türlü olmuyor, olamıyor? Neden?
Elbette ki fert ve toplum kurtuluş için İslamı bekliyor. Ama bu fert
ve topluma islamın güzelliğini gösterecek kaç samimi ve örnek
Müslüman vardır? Bizler Müslümanlar olarak kendimizi sorguya
çekmeliyiz. Nasıl müslümanız? Toplumdaki bu kokuşmuşluğun
içerisinde bizimde payımız var mıdır? Hal ve tavırlarımızla bu
çıkmazın önünde nasıl durabiliriz?
Sünnete mutabık bir hayat yaşamadığımız müddetçe, bütün hal
ve hareketlerimizi sünnetin terazisiyle tartmadığımız müddetçe ne
yaparsak yapalım ne kendimize ne de yaşadığımız topluma ve çağa
hiçbir katkımız ve etkimiz olamayacaktır. Böyle olmadıkça da sadece
selin önündeki çöp gibi akıntıya kapılıp gideceğiz. Bir an önce bu çılgın
ve maneviyatsız gidişata dur diyebilmemiz için manevî
dinamiklerimize sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Allah’ın emrettiği bir
hayat yaşamak dileğiyle Allah’a emanet olunuz…
| < Önceki | Sonraki > |
|---|















Yorumlar