Editörden

e-Posta Yazdır PDF
Selam ile
Sünneti hayatımızdan çıkardıktan sonra buna değişik bahaneler
bulmaya başladık. Neymiş “sünnet resulun beşerî tarafıymış, Kur’an
yetermiş vs.” gibi aklımızca sığınmalar aradık. Hâlbuki sünnete
sarılmamızı bizden bizzat Kur’an’ın kendisi istemesine rağmen
sünnete uymaktansa nefislerimize uymayı daha güzel daha hoş
gördük. Bu anlayışın ürünü olarak hayatlarımız Allah’ın resulünün
hayatına benzemek yerine “ortak hevanın aklına- uygulamalarına”
benzemeye başladı. Bu benzeyiş her geçen gün gittikçe bizi
sarmalıyor. Ferdî ve toplumsal hayatta artık “Kur’an’ın pratiği olan
sünnet” yerine başka şeylere uymaya başladık. Diyeceksiniz ki
uydukta ne oldu: Uydukta başımız göğe erdi!!!
Fert hayatımızı perişan ettik. Kalplerimiz eğrildi. Aile hayatımızı
perişan ettik. Yetişen nesil perişan oldu. Çünkü gençlere nebevî bir
hayatın örnekliğini sunamadık. Toplumsal hayatımızı perişan ettik. Her
gün yayın organlarından izleyip dinlediklerimiz toplum olarak felaketin
eşiğinde olduğumuzu haykırıyor. Allah’ın Resulünün hayatını
hayatlarımıza örnek olarak almadığımız müddetçe bu korkunç
tablodan kurtulmamız da asla mümkün olamayacaktır. Bütün
dünyadaki bu kokuşmuşluk, bu manevî buhran, bu doyumsuz
ihtiraslar ve onların esaretindeki bu nefisler “asrısaadet iklimine” ne
kadar da muhtaç… Dünya “insanı” arıyor. Aradığı insan mutlaka
“âlemlere rahmet” olarak gönderilen efendimiz aleyhissalatü
vesselamdır. Bizler O’nun (s.a.v) hayatıyla nurlanıp, zulmetlerle
boğulan nefes alamayan bu dünyayı aydınlatmak zorundayız.
Kutlu doğum dediğimiz olay bir şenlik, kuru kuruya anma,
programlar düzenleme vs. olmamalı sadece… Bu güzel toplantılar bir
“içe bakış” toplantıları, “sünneti yaşamada nerede duruyorum”
muhasebelerine dönmeli. Gecemizde, gündüzümüze, evimizde
işyerimize Allah’ın resulüyle (s.a.v) adeta iç içe yaşamadığımız
müddetçe kurtuluşumuzun olmayacağını hepimizin çok iyi bilmesi
gerekir. Bir an önce sünnete sarılarak onunla dirilebiliriz. Çünkü bu
ümmetin bundan başka bir kurtuluşu asla yoktur. Hakikaten sünnet
hayatımızın neresinde?
UMRE SEYAHATİ
Dergimize “mayıs ayının yirmisine kadar üç abone yapın umre
çekilişine katılın” kampanyamız devam ediyor. Kutlu yolculuk için “bir
imkân olsa da gidebilsem” diyen okurlarımız için çok güzel bir fırsattır
bu… Her hangi üç kişiyi dergimize abone yaptığınızda çekilişle bu
imkândan yararlanmış olacaksınız inşallah… Bu talihli okurlarımızdan
biri neden siz olmayasınız? Bu konuda gayret göstereceğinizi umarak
sizleri Allah’a emanet ediyorum.