Editör’den - Şubat 2009

e-Posta Yazdır PDF

Hazreti Âdem’den beri Hak-batıl mücadelesi devam etmektedir. Sünnetullah böyle kurulmuş. Kimisi Hakkın safında kimisi batılın safında yer almaktadır. Kimsi Rabbinin katına şahadetle ulaşırken kimisi de dünyaya sıkı sıkıya bağlanıyor. 1948’de Deir Yunus’ta Siyonist Igur terör örgütü ile başlayan Siyonist terör hareketi günümüzde de devam etmektedir. Hiçbir kural tanımayan bu terör devleti acımasız ve pervasızca cinayetlerine devam etmektedir. Aklımızın durduğu noktadayız. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerdeyiz. Ümmet nerede? Ümmetin liderleri, devletleri, orduları nerede? Elimizden hiçbir şey gelmez demeyelim. Fert olarak yapmamız gerekenleri bu terör devletine karşı yapalım. Biz gücümüzün yettiğinden sorumluyuz. Elimizden geldiğince yardımlarımızı esirgemeyelim. Yardım kuruluşlarında görev alalım. Bir bardak suyun bir kıvılcımı söndüreceğini unutmayalım. Boykotu elden bırakmayalım. Terör devletine ait olan hiçbir malı evimize sokmayalım. Asla para vermeyelim. Verdiğimiz her kuruşun bir şehidin canına kast edecek bomba olduğunu unutmayalım. Küçük bir kızın tavrına bakınız: Yahudi kızın ibret alınması gereken örnek tavrı!!! Çamlıca Kız Lisesi Müdür Muavini Sebahat Egemen Hanım'ın yine bir lise hocası olan arkadaşının başından geçen su hadise, değişik ülkelerde yıllarca azınlık psikolojisi içinde yaşayan Yahudi cemaatinin millet olma şuurunu nasıl kazandıklarını göstermesi açısından oldukça önemlidir: "Çocuklardan not tutmaları için bir defter getirmelerini istedim. Sınıfın tek Musevi talebesi hariç iki gün içinde hepsi isteğimi yerine getirdi. Her ders Yahudi kızına defter getirmesi gerektiğini tekrarladımsa da, hali vakti yerinde olduğu halde kız deftersiz gelmekte devam ediyordu. Nihayet aradan bir hafta geçtikten sonra, dediğimi yapmadığı takdirde kendisini sınıfa almayacağımı söyleyince ağlamaya başladı. Ailesinin çok geniş imkânı olduğunu bildiğim için bu direnmenin sebebini öğrenmem lazımdı. Kızdan aldığım cevap bir Siyonist prensibin genç bir Yahudi kızında ifade bulmasından ibaretti. Kız ağlamaya devam ederek ''NE YAPAYIM ÖĞRETMENİM, YAKO ON GÜNDÜR DÜKKÂNINI AÇMADI, HERHALDE HASTA OLMALI'' dedi." Dergimiz kırk birinci sayısına ulaşmış bulunmaktadır. Bu yolculuğumuzda sizler desteklerinizi eksik etmediniz. Allah hepinizden razı olsun. Bu sayımızda dergimizin içinde bir abone kâğıdı bulacaksınız. Lütfen bir yakınınızı abone yaparak dekontu dergimize faks, e-mail veya posta yoluyla ulaştırınız. İlgi ve alakanız için şimdiden teşekkürler….

Allah’a emanet olunuz…

Yorumlar

Please login to post comments or replies.