Editör Kasım 2018

e-Posta Yazdır PDF

Müslümanlar çok sayıda gruba ayrılıp birbirlerinden uzaklaştılar. Aralarına kin, nefret, zıtlaşma, kutuplaşma, birbirini itme duyguları girdi; bir araya gelemiyorlar. Oysa Kur’an’a iman ediyorsak, Kur’an’ın hükümlerine uyacağız. Eğer Kur’an’da emredilen birlik ve beraberliği sağlamıyorsak, Kur’an’a iman boş bir iddiadan öteye geçmez. Uymadığın bir kitaba inandığını söylemenin ne manası var? İnanıyorsan, uyacaksın ve öncelikli görevini yapacak, Tevhid davasını başarıya ulaştıracaksın. Bunun için de müslümanlar arasında, tüm ihtilaflara rağmen vahdeti sağlayacaksın.

İslam düşmanları müslümanların vahdetini ve dayanışmasını engellemek için her türlü entrikaya başvurur; müslümanlar arasındaki ihtilafları büyüterek bu ihtilafları tefrikaya dönüştürmek için uğraşır; bunları müslümanları birbirinden uzaklaştırmak ve aralarında fitne çıkarmak için kullanır. Müslümanlar bu oyuna karşı uyanık olmalıdır.


Müslümansanız derdiniz vardır ve bu dert bitmez. Günümüzde müslümanların en büyük dertlerinden biri de kendi cemaat ve gruplarını ümmetin üstüne çıkarmak ve kendi cemaatlerini herşeyin üstünde görmeleridir. Maalesef cemaatçilik hastalığı özellikle memleketimizde ümmet birliğini darbeleyen bir hal almıştır. Bu hastalıklı hal ne yazık ki gazete, dergi gibi matbuatta da kendini göstermektedir. Ümmetin derdiyle dertlenmesi gereken koca koca yazarlar çizerler kendi pencerelerinden seyrettikleri alanda kendi oyunlarını oynayıp ömür geçiriyorlar.



Müslümanlar birlik ve beraberlik içerisinde yapmalılar yaptıkları herşeyi. Buna basın yayın da dahildir. Küçük bir gazete, küçük  bir dergiyle ancak kendiniz çalar kendiniz oynarsınız. Neden cemaat dergileri bu kadar çok varda bir tane güçlü,  islamın sesi soluğu olacak ciddî, tutarlı, gündem belirleyebilen bir dergimiz yok? Ümmetçi olduğunu söyleyen nice nice büyükler kendi oluşturdukları küçük cemaatlerinde, vakıf, dernek vb oluşumlarında kaybolup gidiyorlar.


Türkiyemizin çok değerli alimleri, hocaları, edipleri var. Neden bu değerli insanlarımız çok güzel organizasyonlarla bir araya getirilip gündem oluşturacak basın yayın faaliyetleri gerçekleştirilmez?  Neden bu ülkede hâlâ müslümanlar olarak baskın ve kendisini iyi ifade etmiş topluluk olamıyoruz?


Burhan Dergisi olarak daha öncelerden yaptığımız çağrıyı tekrar ediyoruz. Ey cemaatler, tarikatler, vakıflar, dernekler, dergiler vb gelin bir araya gelelim. Türkiyenin en iyi, en güzel etkiye sahip dergisini ve hatta gazetesini birlikte çıkaralım. Bunun nasıl olurluğunu tartışalım. Neler yapılabilir diye geniş istişareler yapalım. Bu konuda çok ciddi olarak çalışalım. Biz Burhan Dergisi olarak bu uğurda üzerimize düşen her görevi yapmaya hazırız. Yoksa böyle küçük dergiler olarak yayın yapmanın ne faydası olabilir?



Birlikten doğacak güç ve kuvvetle daha gür sesimizin ve sözümüzün çıktığı günlere ulaşmak dileğiyle Allah’a emanet olunuz.