"Gerçekten
ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm
ve hikmet sahibidir." (Ankebut Suresi, 26)
İnsanın Rabb'ine yönelmek için çıkacağı yol
Kur'an'ın, "…Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur."
ifadesiyle tarif ettiği Allah'ın dosdoğru yoludur. Çıktığı yolculuk da o yolda
Allah'a ulaşmaya çalışmaktır. İnsanların hoşnutluğundan sıyrılıp, yalnızca
Rabb'inin hoşnutluğunu aramaya yönelmek, O’na hicret etmektir.
Hicret için Allah'a yönelen insan, yaşadığı
toplumdan bedenen, kalben, ruhen ayrılır. Hicret, insanı zafere ulaştıran fiili
duadır. Amaç; geçici ve sonlu olan her şeyi terk etmek, sonsuz olana
ulaşmaktır.
Allah'a hicret eden insan yanlış davranışlarını,
düşüncelerini, alışkanlıklarını, kısacası geçmişine dair herşeyini geride
bırakır. İnanan insan hicret ederek Rabb’ine gönülden teslim olur, tek dost ve
vekil olarak O’nu bilir ve O'nun himayesine sığınır.
Hakka yöneliş yolunda kulun karşısına engebeler
çıkar, yol kuşkusuz dosdoğrudur ancak zorludur. Şeytanın tuzaklarıyla doludur.
Her tuzak şeytanın tali yollarına sapmasına sebep olabilir. Nefsinin bencil
tutkuları onu yoldan alıkoymaya çalışabilir. Ancak insan kararlı ve samimiyse
ne şeytanın telkinlerine ne de şeytanın sözcüsü olan nefsinin hevasına
kapılmadan yürüyebilir. "… Bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin'
yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana’dır..." (Lokman Suresi,
15) ayetiyle Allah bu yolun, beğendiği ahlakı yaşayanların yolu olduğunu
vurgular.
Yolu
doğrultmak Allah'a aittir, kimi (yollar) ise eğridir. Eğer o dileseydi, sizin
tümünüzü elbette hidayete erdirirdi. (Nahl Suresi, 9) ayetinden öğüt alır mümin,
Kur'an'daki "adımlarımızı sabit kıl, kaydırma" sözleri, duası
olur.
Bu yolculuğa çıkan mümin, terk ettiği cahiliye
toplumunda yaşamın en temel kıstası olan "insanlar ne der?"
mantığından tamamen kurtulacaktır. Çünkü insanların rızasını kazanmaya dair
endişeler yaşandığı sürece katıksız bir iman anlayışından söz edilemez.
Dünyaya ait tüm nimetlerin terk edilmesi nedeniyledir
ki hicret, insanın samimi imanının kanıtlarını gösteren önemli bir imtihandır.
Müminlerin dostu olan Allah'ın açtığı hayır yolunda hicret, samimi mümini
gerçek kurtuluşa ulaştıracaktır.
Şüphesiz
iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; işte onlar,
Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah bağışlayandır, esirgeyendir. (Bakara
Suresi, 218)


























