Hz. Asiye Validemizi Unutulmaz Kılan Neydi?

e-Posta Yazdır PDF

Hani beyaz örtüler bürüdüğünde kainatı karlarınarasından çıkar ya bir muştu gibi kardelen…..
Hani simsiyah bataklık örmüşken suların yüzünü umut gibi çıkar ya nilüfer….İşte Asiye’de kardelen gibi nilüfer gibi umut olmuştu da Musa’sı için doğmuştu Firavun’un kara sarayına.Asiye Firavun’un sarayında tek başına bir ümmetti.Bu yüzden alemlerin Rabbi; Musa’yı onun ellerine lutfetti.Firavun gibi zalim ve İlahlık iddisaında bulunan bir hükümdarın zevcesiyken aktı paktı…Firavun
Asiye’yi beğenip zorla evlenmişti.Lakin O ne
Firavun’un batıl inancıyla nede beşeri arzusuyla
kirlenmemişti. Rabbi onunla Firavun’un arasına
şeytanı koyuyor Firavun onu zevcesi zannediyor
Asiye ise Onun sarayında bakire geziniyordu.Firavun’un
tüm zalimliklerine sabrediyordu…..
Firavun’un gördüğü rüyanın yorumundan
ötürü zalimce bir karar alınmış tüm erkek doğan
bebeklerin ölüm fermanı verilmişti.Yeni doğum yapmış
bir kadın firavun korkusundan dolayı bebeğinden
yine bebeğinin yaşamı için vazgeçerken
Nil nehrine Rabbinin himayesine teslim eder bebeğini.
Gelecekte Allah’ın peygamberi olacak Firavun’un
saltanatını bitirecek İmran oğlu Musa idi bu
bebek.Asiye Nil’in kendisine getirdiği Musa’sına
Firavun’un zalimliklerinden koruma vazifesinide
üstlenip bir peygamberin Firavun’un sarayında büyümesi
için emek gösteriyordu.Kelamullah olan
Hz.Musa’nın maddi manevi bakımını yapıyor bir
bahçıvan gibi o tebliğ çınarını büyütüyordu.Kimbilir
belki Musa için Firavun’un sarayına tayin edilmişti….
Musa peygemberlik makamına vardığında
zalim bir zevcenin yanında ak kalabilen bu kadın
onun tebliğine de ilk iman edenlerden olmuştu.İslamın
nuruyla aklığına paklığına bir de şimdi islam
nuru eklenmişti.
Firavun zalimliklerine doymuyor halkına
zulum ediyor inkarına devam ediyordu.İnkarcılığı
okadar ileri gitmişti ki artık kendine “ilahların
ilahı”ismini takmıştı.Asiye ilahlık iddiasında bulunan
zevcesinden gizli sarayda alemlerin Rabbi tek
olan Allah’a ibadetlerini yapıyor yalnızca ona şükrediyor
ve yalnızca Ondan lutuf bekliyordu.Rabbisini
inkarcı kocasına rağmen her an anıyor andıkça
Firavun’un ezalarından sıkılan yüreciğine huzur
geliyordu.
Hz.Musa’nın sarayı terk edişiyle Asiye sarayda
inkarcıların Allah’a eş koşanların arasında
yalnız kalmıştı.Zalim bir hükümdar ve zalim hükümdarın
batıl inançları arasında tek başına kalmıştı.
Lakin o tüm eza ve cefalara rağmen
korkmuyordu “Rabbim alemleri yaratan Allah’tır”diyordu
tüm tevekkülü ile…..
İnançsızların batının peşinden koşanların
arasında daha fazla saklayamadı imanını….Firavun
iman ettiği için zevcesi Asiye’yi işkence ile
ölüm cezasına çarptırdı.İmanın dan dönmesi ilah
olarak “ilahım firavun “demesi halinde yaşamasına
izin verecekti . Lakin Asiyenin mübarek dudaklarından
yalnızca “şehadet ederim ki Allah’tan başka
ilah yoktur yine şehadet ederimki Musa onun peygamberidir”
sözleri dökülüyordu.Bu sözleri duyan
Firavun ise iyice sinirleniyor el ve ayaklarından
demir çivilere çaktırdığı Asiye’nin göğsüne değirmen
taşları koydurtarak işkencesinin dozunu arttırıyordu.
Asiye son nefesinde dahi imanına öylesine
sahip çıkıyordu ki can havliyle dahi eşi Firavun’un
“imanından vazgeç canını bağışlayayım”teklifini
reddediyordu.Asiye eza ve işkencelere maruz bırakılarak
şehadet şerbetini içmişti….
Hiç şüphesiz ki adil olan Allah kimsenin sabrını,
fedakarlık ve tahammülünü karşılıksız bırakmaz.
Bu alemde sabredenler her türlü zorluklara
tahammül gösterenler cennetle müjdelenmekle
kalmayacak sabrının derinliği,zorluğu nispetinde
de yükseleceklerdir.
Firavun’un yalnızca zalimliklerine değil işkencelerine
dahi sabır gösteren Hz.Asiye validemiz
;gösterdiği sabrı ve tahammülüyle alemler
efendisi peygamberimizin övgüsüne mazhar olmuştur.
Sevgili peygamberimiz bir hadisinde ““Cennet
kadınlarının en iyisi şu dördüdür:Firavun’un
karısı Asiye,İmran kızı Meryem,Huveyled kızı Hatice
ve Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma.Bunların en
üstünüyse Fatıma’dır”buyurmuştur.Asiye validemiz
zevcesi Firavun’un tüm ezalarına sabrederek cennet
hanımlarının en iyisi makamına çıkmıştır.
Acaba biz mümine kadınlar mümin eşlere
sahip olduğumuz halde ibadetlerimizi ne derece
yerine getirebiliyoruz ?
Mümine bir kadın olduğu halde ilahlık iddiasında
bulunan eşinden gizlice ibadetlerini yapmaya
çalışan Hz.Asiye validemizin tevekkülüne ve sabrına
sahipmiyiz ?......

 





En Çok Okunanlar