Biz Müslümanlara verilen en değerli zamanlardan birileri hiç
kuşkusuz ki arefe günleri ve bayramlardır. Bu günler bizlere ilahi birer lütuf
olarak verilmişlerdir. Bu günler rahmeti ilahinin üzerimize aktığı günlerdir.
Bu günlerin kıymet ve önemini çok iyi bilmeli ve elden geldiğince
değerlendirmeye çalışmalıyız.
Arefe Günü'nün Fazilet ve Önemi
Allah (cc) hiçbir günde Arefe günündeki kadar çok kişiyi
cehennemden azat etmez..
• Arefe günü, kalbinde zerre miktar iman olanlar dahi
bağışlanır
Nafi’ yolu ile gelen bir rivayette; İbn-i Ömer (ra), Resulullah (asm)
Efendimiz’den şöyle dinlediğini anlatmıştır:
“Cenab-ı Hakk arefe günü kullarına bakar; onlardan kalbinde zerre kadar iman
bulunan kimseyi dahi bırakmadan bağışlar.”
İbn-i Ömer’e (ra) şöyle sordum:
“Bütün insanları mı, yoksa yalnız Arafat’ta bulunan kimseleri mi?”
Şöyle dedi:
“Bütün insanları…” (Gunyetü’t Talibin_ Abdül Kadir Geylani)
• Allah hiçbir günde arefe günündeki kadar çok
kişiyi cehennemden azat etmez
Cabir (ra) Resulullah (asm) Efendimiz’in şöyle buyurduklarını
anlatmıştır:
Arefe günü olduğunda, Cenab-ı Hakk dünya semasına iner. Orada meleklerine
övünerek hacıları gösterir. Allah-ü Teâlâ onlara şöyle buyurur:
“Ey meleklerim, kullarıma bir bakın. Nasıl da ta bana uzak illerden toz toprak
içinde, saçları başları dağınık bir halde geldiler. Bu halleri ile onlar,
rahmetimi ummakta; azabımdan dahi korkmaktadırlar.
Ziyaret edilene düşer ki: Ziyaretçisine ikram eyleye. Misafir edene düşer ki:
Misafirlerine ikram eyleye. Şahit olunuz onları bağışladım. Onların yerlerini
cennet eyledim.”
Melekler derler ki:
“Onların arasında biri var ki, yalancılıktan bu işi yapar. Falan kadın da
öyle…”
Allah-ü Teâlâ şöyle buyurur:
“Onları da bağışladım…”
“Allah hiç bir günde, Arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azad etmez.
Allah (cc) mahlûkata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar
eder ve:
“Bunlar ne istiyorlar?” der. (Müslim)
• Şeytanın arefe gününde olduğu kadar hakir ve
zelil olduğu başka bir gün yoktur
Hibetullah (ra), Talha Bin Abdullah (ra) yolu ile gelen rivayette; Resulullah
(asm) Efendimiz’in şöyle buyurduğunu anlattı:
“Arefe gününde olduğu kadar iblis daha küçük, daha hakir, daha zelil ve daha
kindar görülmez. Bunun sebebi de: O gün hacılara gelen rahmet ve günahlarının
bağışlanmasıdır.
İblis, bir de Bedir gazasında gördüğü şeyden ötürü öyle
görülmüştür.” (Gunyet’üt Talibin_Abdül Kadir Geylani)
• Arefe günü faziletçe Cuma gününe denktir
Talha Ebu Ubeydullah İbni Küreyz (ra) anlatıyor:
“Resulullah (asm) buyurdular ki;
Günlerin en efdali Arefe günüdür. (Faziletçe) cumaya muvafakat eder. O, Cuma
günü dışında yapılan yetmiş Haccdan efdaldir. Duaların en efdali de Arefe günü
yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en efdal söz
de: “Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah
yoktur, O’nun ortağı da yoktur.) sözüdür.” (Kütüb-i Sitte)
Dini bayram nedir?
Bayram, “ferah ve sevinç günü” manasına gelir. Dini
bayramlar ise, yeryüzünde yaşayan çeşitli dinlere mensup toplulukların belli
bir tarihte, bir veya birkaç gün sevinç gösterileriyle kutladığı günlerdir. Bu
bayramlara özel ibadetler vardır.
İslâm dininde Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere iki büyük dini
bayram vardır:
“Peygamberimiz (asm) Medine’ye hicret ettiklerinde, Medinelilerin eğlendikleri
iki günleri vardı. Hz. Peygamber (asm):
“Bu günler nedir?” Diye sorduğunda Medineliler:
"Biz cahiliyet döneminden beri bu günlerde eğleniriz." dediler.
Bunun üzerine Peygamberimiz:
"Allah size, o iki gün yerine daha hayırlı iki bayram vermiştir. Bunlar
Ramazan ve Kurban Bayramları'dır” buyurmuştur.” (Ebû Dâvûd)
Ramazan ve Kurban Bayramları hicretin ikinci yılından itibaren kutlanmaya
başlanmıştır. Dini bayramlar ulusal bayramlardan farklı olarak ay takvimine
göre düzenlendiğinden her yıl bir önceki yıldan 10 gün erken gelirler.
Bayramın ilk gününden önceki güne arefe denir. Arefe gününde yapılan ibadetler
çok makbuldür.
Ramazan Bayramı, Şevval ayının birinci günü başlar, üç gündür. Kurban Bayramı,
Zilhicce'nin 10. günü başlar, dört gündür.
Dinî bayramlar Allah'ın, kendini haramdan koruyan ve yaptıkları ibadet ve
tövbelerle günahlarından temizlenen Müslümanlara hediyesidir. Çok güzel
faydalar için verilen dini bayramlar başta Kur'ân-ı Kerim'in önemle bahsettiği
“kardeşliğin” pekişmesi için güzel bir vesiledir. Çünkü dargınlıklar, küslükler
son bulup yeni kaynaşmalara yol açar. Ve bayramlar sebebiyle, Kur'ân-ı
Kerim'de:
"Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten
sakının." (Nisa, 1) ayetiyle öneminin çok büyük olduğu ifade
edilen “sıla-i rahim (hısım akrabayı ziyaret etme)” ibadeti yerine
getirilir.
Bayram gününün kıymeti nedir?
Hadis-i şeriflerden
Allah (cc) katında bayram gecesi ve gününün kıymetinin yüksek olduğu
anlaşılmaktadır.
“Allah, Ramazan ve Kurban bayramı günlerinde yeryüzünde rahmetiyle tecelli
eder. Öyle ise namaz ve ziyaret için evlerden dışarıya çıkın ki, rahmet size
dokunsun." (İbn-i Asakir)
Peki bayramın kıymetini idrak ve feyzinden istifade edebilmek için neler
tavsiye edilmiştir?
Bayram gecesi ibadet edin
Peygamber Efendimiz (asm) bayramdan bir gün önceki geceyi ibadetle geçirenin
kalbinin ölmeyeceğini buyurmuşlardır.
“Kim Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini sadece Allah’tan sevap almayı umarak
ibadet ve taatle geçirirse, kalplerin öleceği gün onun kalbi
ölmez.” (İbn-i Mace)
Kurban Bayramının İlk Gecesi Nasıl
Değerlendirilmelidir?
Allah'ın üzerine yemin ettiği mukaddes ON GECE'nin
onuncusu Kurban Bayramı'nın ilk gecesidir. Yani Arefe günün ile Kurban
Bayramı arasındaki gecenin değerlendirilmesinde çok büyük faziletler vardır..
Bayram gecesini ibadetle geçirenin kalbi ölmez
“Kim Ramazan ve Kurban Bayramı gecelerini sadece Allah’tan
sevap almayı umarak ibadet ve taatle geçirirse, kalplerin öleceği gün onun
kalbi ölmez.” (İbn-i Mace)
Bu gece yapılan tövbeler redolunmaz
“Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua,
tövbe reddolmaz. Ramazan Bayramı'nın ve Kurban Bayramı'nın birinci geceleri,
Berat gecesi ve Arefe gecesi.” (İsfehani)
Bu gece yapılan dualar geri çevrilmez
"Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez. Regaib
gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı
gecesi." (İbni Asakir)
Bayram sabahı Allah’tan dilediğinizi isteyin
Peygamber Efendimiz (asm) oruç ve ibadetlerle temizlenmiş kulların
bayram namazında Allah'tan dilediklerini istemelerini bildirmiştir.
“Bayram sabahı Müslümanlar, namaz için camilerde toplanınca, Allah-ü Teâlâ,
meleklere, “İşini yapıp ikmal edenin karşılığı nedir?” diye sorar. Melekler de,
“Ücretini almaktır” derler. Allah-ü Teâlâ da, “Siz şahit olun ki, ramazandaki
oruçların ve namazların karşılığı olarak kullarıma kendi rızamı ve mağfiretimi
verdim. Ey kullarım, bugün benden isteyin, izzet ve celâlim hakkı için
istediklerinizi veririm” buyurur”(Beyhaki)
Bayram günü sevinçli olun
Bayram günü müminlerin Allah’a olan itaatlerine bir mükâfat günüdür. Allah’a
itaat edenlerin günahları affolunmuş ve onlara bayram hediye edilmiştir. Demek
ki bayram Allah'a itaat edenler içindir. Tuttuğu oruç ve yaptığı ibadetlerle
Allah'ın rızasını kazanmış, günahları dökülmüş olan kimse Allah’ın hediyesi
olan bayram günü sevinç ve sürur içindedir.
“Ramazan Bayramı günü olunca melekler, yollara durup:
"Ey Müslümanlar Topluluğu! Cömert olan Rabbinize koşunuz, o iyilik eder ve
bol ihsanda bulunur. Siz gece ibadet etmekle emredildiniz, yaptınız, gündüz
oruç tutulmakla emredildiniz, tutunuz ve Rabbinize itaat ettiniz, mükâfatınızı
alınız" diye seslenirler. Onlar namazı kılınca bir münadi şöyle seslenir:
"İyi dinleyiniz, Rabbiniz sizi bağışladı. Evlerinize, doğru yolu bulmuş
olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün gökte “mükâfat günü” olarak
isimlendirilir." (Taberani)
Bayram günü dışarı çıkın
Peygamber Efendimiz (asm) Allah’ın Bayram günü yeryüzüne rahmetiyle tecelli
edeceğini bildirmiştir.
“Allah, Ramazan ve Kurban bayramı günlerinde yeryüzünde rahmetiyle tecelli
eder. Öyle ise namaz ve ziyaret için evlerden dışarıya çıkın ki, rahmet size
dokunsun." (İbn-i Asakir)
Bayram gününün sünnetleri nelerdir?
Bayramda nelerin yapılması sünnettir?
• Erken kalkmak
• Gusletmek
• Misvak kullanmak
• Güzel koku sürünmek
• Yüzük takmak
• Bayram namazına giderken (sayıca tek olarak, 1,3,5 gibi) hurma yemek
• Bayram namazına yaya olarak gitmek
• Bayram namazına gidiş ve dönüşte farklı yollardan gitmek
• Sevindiğini belli etmek (asık yüzle bulunmamak)
• Fıtr sadakası vermek
• Akrabaları ziyaret etmek
• Büyükleri ziyaret etmek (ilim öğrenilen kişiler, manen büyük kimseler gibi)
• Yaşlıları ziyaret etmek
• Kabir ziyaretinde bulunmak
• Hususen çocuklarla ilgilenmek onları sevmek, sevindirmek ve
neşelendirmek
• Dargınlıkların giderilmesi
• Kardeşlik duygularının kuvvetlendirilmesi
Bunlarla beraber; bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin
açıklanmasına sebep olacak meşru dairede olan ve günah unsurları taşımayan oyun
ve eğlenceler caizdir. (Müslim) (Camiü’s-Sağir)
Teşrik Tekbiri Nedir, Ne Zaman
Başlar?
Teşrik tekbirleri arefe gününün sabah namazında
başlar...
Kurban bayramının öncesindeki arefe gününün sabah namazından
itibaren, Bayram'ın dördüncü gününün ikindi namazına kadar, yirmi üç vakit farz
namazın arkasından birer defa alınan tekbirlere teşrik tekbiri denir. Bu tekbir
şu şekildedir:
اَللّهُ اَكْبَرْاَللّهُ اَكْبَرْلاَ اِلهَ اِللّهُ
وَاللّهُ اَكْبَرْ اَللّهُ اَكْبَرْ وَ لِلّهِ الْحَمْدْ
"Allahü ekber Allahü ekber. Lailaheillallahu vallahu ekber. Allahü ekber
ve lillahilhamd."
Fıkıh alimlerinin büyük çoğunluğuna göre vacip olan teşrik tekbirleri
unutmamalıdır.
Bayram namazı nasıl kılınır?
Bayram namazından sonra okunan
hutbenin hükmü nedir? Bayram hutbesi ne zaman okunur?
Kime cuma namazı farz ise; o kimseye bayram namazı kılmak
vaciptir. Bayram namazlarından sonra okunan hutbeler sünnettir, cuma hutbesi
gibi farz değildir, cuma hutbesi namazdan önce, bayram hutbesi ise namazdan
sonra okunur. Bayram namazları hicretin birinci yılında meşru
kılınmıştır.
Bayram namazının vakti, güneşin doğup, ufukta bir veya iki mızrak boyu
yükselmesinden itibaren başlar ve zevâl vakti denilen güneşin tam tepeye
dikilme zamanına kadar devam eder.
Bayram namazları ikişer rekattır. Cemaat şartı vardır. İmam okuduğu sureleri
dışından (cehren) okur. Ezan ve kamet getirilmeksizin, imam iki rekat Ramazan
veya Kurban Bayramı namazına diye; cemaat de aynen imam gibi, hangi bayram
namazını kılıyorsa o bayram namazına niyet eder ve imama uyduğunu söyler. Şöyle
ki: Niyet ettim Allah rızası için iki rekat Ramazan Bayramı namazını kılmaya,
uydum imama der. İmam ve arkasından cemaat "Allâhü ekber" diyerek
iftitah tekbiri'ni alır. Arkasından hep birlikte eller bağlanır ve gizlice
"Sübhaneke" okunur. Sonra imam açıktan, cemaat sessizce arka arkaya
üç tekbir alır. Her tekbirde eller kulak hizasına kadar kaldırılır ve
arkasından aşağıya indirilir. her iki tekbir arasında da üç defa
"sübhanallah" diyecek kadar durulur. Üçüncü tekbirin ardından eller
bağlanır ve imam gizlice "eûzü besmele" çeker. Arkasından açıktan
Fatiha ile bir sure okur veya en az Kurân'dan üç ayet veya üç ayet miktarı bir
ayet okur. Bunları okuduktan sonra hep beraber "Allahü ekber" diyerek
rukûa gidilir. Normal namazdaki gibi rukû ve secdeler yapıldıktan sonra ayağa
kalkılır ve eller bağlanır. Yine imam içinden gizlice besmele çeker. Açıktan
Fatiha ve bir zammı sûre okuduktan sonra, tekrar "Allahü ekber"
diyerek üç defa tekbir alınır. Her tekbirde, birinci rekatta olduğu gibi eller
kaldırılır ve tekbir aralarında yine üç defa 'sübhanallah' diyecek kadar
durulur. Tekbir aralarında eller bağlanmayıp aşağıya salıverilir. Dördüncü
tekbiri de imam açıktan; cemaat gizli alarak, rukûa giderler. Normal bir
namazdaki gibi, rukû' ve secdelerden sonra oturulur. "Ettehıyyatü.."
"Allahümme salli ve Bârik" duaları ile "Rabbenâ âtina.."
duaları okunduktan sonra iki tarafa selâm verilir.
Namaz bu şekilde tamamlandıktan sonra, hatip hutbeye çıkar ve oturmadan,
hutbesine başlar. Bayram hutbelerine tekbir ile başlanır. Hatip Ramazan Bayramı
hutbesinde, fıtır sadakasına dair; Kurban Bayramı hutbesinde ise kurban
kesmenin adabına ve teşrik tekbirlerine dair bilgiler verir.
Kurban Bayramı namazını vaktinde kılmak için biraz acele etmek; Ramazan
Bayramı'nda ise biraz tehir etmek sünnettir.
Bayram namazından evvel gerek evde ve gerek camide; bayram namazından sonra da
camide nafile namazı kılmak mekruhtur. Eve gelirse kılınabilir.
Bayram namazına yetişemeyen kimse, artık onu kaza edemez ve tek başına kılamaz.
Dilerse döner gider, dilerse dört rekat nafile namazı kılar.


























